Sevdiğimizi Söylediğimiz Şarkıları Neden Severiz?

Dikkatinizi çekmiştir, popüler bir şarkıcının yeni bir şarkısı piyasaya çıktığında, ana akım radyolar bu şarkıyı günde 4-5 kez çalarlar. Bir şarkıcı yeni çıkan şarkısını yayınlanmak üzere bir radyoya götürdüğünde, yayın yönetmeni eğer şarkıyı radyosunda çalınmaya uygun buluyorsa, şarkıyı her gün belli aralıklarla çalınmak üzere yayına sokar. İstisnaları olmakla birlikte sistem genellikle bu şekilde işler. Yani, yeni çıkan bir şarkı bir radyoda ya hiç çalınmaz ya da her gün tekrar tekrar çalınır. Radyoların izlediği bu yayın politikasının temel sebebi, tekrarın müzikal beğeni üzerindeki olumlu etkisidir.

Hem günlük sohbetlerimde hem müzikal beğeni üzerine yaptığım araştırmalar sırasında müzik dinleyicilerinden, ilk dinleyişte çok beğenmedikleri bir şarkıyı birkaç dinlemeden sonra sevmeye başladıklarını defalarca duymuşumdur. Tekrar tekrar dinleme sonucunda oluşan aşinalık ile müzikal beğeni arasında pozitif bir ilişki olduğunu gösteren çok sayıda bilimsel çalışma da mevcut. Yapılan deneylerde, insan beyninin, belli bir uyaranla tekrar tekrar karşılaştığında giderek daha pozitif tepkiler verdiği defalarca ispatlanmış. Üstelik çok defa dinlenen bir müzik parçasının giderek daha fazla sevilmesi sürecinin çoğu zaman bilinçaltı düzeyde gerçekleştiği de yine bilimsel deneylerle ortaya konmuş. Başka bir deyişle, bizim bilinç düzeyinde “sevdiğimizi” söylediğimiz bir şarkıyı veya müzik türünü sevme sürecimiz genellikle bilinçaltı düzeyde şekillenir. Yani çoğunlukla kendi irademiz dışında maruz kaldığımız şarkılar, zamanla, biz farkında olmadan, seçtiğimiz, sevdiğimiz şarkılar haline gelir.

Hani “radyolarda ve müzik televizyon kanallarında neden hep aynı tarz şarkılar çalınıyor?” sorusuna, “halk bunu istiyor” diye açıklama getirilir ya, aslında halkın neyi isteyeceğini şekillendiren, büyük ölçüde müzik medyasının ta kendisidir. Yani medya halka, halkın istediğini değil, halkın istemesini istediğini verir!

Elbette ki bir şarkıyı tekrar tekrar dinlemek o şarkıyı sevmenin tek sebebi değil. Öyle olsa radyolarda sürekli olarak duyduğumuz tüm şarkılardan aynı oranda hoşlanmamız gerekirdi. Müzikal beğeniler üzerinde birçok faktörün etkisi olduğu kesindir, fakat tekrar tekrar dinleme sonucu kazanılan aşinalık en önemli faktörlerden biri.

Müzikte tekrarın dinleyici üzerindeki sevdirici, beğendirici etkisi sadece aynı şarkının defalarca tekrar dinlenmesi sonucunda değil, belli müzikal kalıpların farklı şarkılarda tekrar edilmesi sonucunda da kendini gösterir. Başka bir deyişle dinleyici, aşina olduğu bir makam ya da ritmik altyapıya yeni bir şarkıda rastladığında o şarkıya karşı bir beğeni geliştirme ihtimali yüksektir. Bu sebeple, reyting kaybetmek istemeyen müzik medyası yöneticileri, yayınlarında birbirine benzeyen ve dolayısıyla da dinleyici tarafından daha kolay ve çabuk beğenilebilecek şarkılara yer vermeyi tercih ederler. İşte bu yüzden Türkiye’de pop müzik sektörü bir kısır döngü içerisinde. Halbuki tekrarın dinleyici üzerindeki olumlu etkisi alternatif pop şarkılarının sevdirilmesi ve toplumun müzikal beğeni çeşitliliğinin artırılması için kullanılabilir. Fakat bu yolu izlemek, yeni ve farklı olanın dinleyici tarafından kabul edilip beğenilmesi zaman alacağından risklidir. Kısa vadede kârını maksimize etmeyi müzikal çeşitliliği yaygınlaştırmaktan çok daha fazla önemseyen medya, haliyle pop müziği içinde bulunduğu kısır döngüden çıkarmak için böyle bir adım atmaz. Ana akım müzik medyasındaki çeşitliliğin artması, ancak radyo ve televizyon kanallarını bu yönde teşvik edecek mekanizmalar içeren bir kültür-sanat politikası ile mümkün olabilir.

Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square